Nohutun leblebiye dönüşümü

Yayla ovalarında yetişen kırmızı ve beyaz nohutun Uşak ve Balıkesir yörelerinden Ağustos Has adıyla serinhisar'a getirilmesi ile başlayan bu zorlu uğraşın yapım aşamaları:

1-) ELEME Tarladan hasat olunan kalifiye nohut, içindeki taş çöp ve diğer maddelerden ayrıştırılır. Bunun terkli milli boyutlara sahip eleklerden geçirilir. İşlem sonunda 7,8,9 mm büyüklüklerine ayrılır. Böylece hem nohutun temizlenmesi hem de daha sonraki işlemlerine hazırlanması sağlanır. 

2-) BİRİNCİ ISITMA elenen bu nohutlar 50 60 derece sıcaklıkta 15 dakika ısıtılır amaç nohutun sertliğinin giderilmesi dir lira daha kolay işlenmesini sağlar

3-) İKİNCİ ISITMA Birinci ısıtmadan sonra 15 günlük zaman zarfında keten çuvallarda dinlendirilir. Buradaki amaç ise nohutun genleşmesini sağlamaktır. Tekrar 45 kilogram birim ölçüsü ile 50 60 derece ısıtma makinasında dönerek ikinci ısıtma sağlanır

4-) SERGİYE ALINMASI: 2. Isıtma sonucu 10 veya 15 santimetre yükseklikte düz bir zeminde 20 gün açıkta fakat nemsiz Poyraz rüzgarının etkisinde serilir

5-) TAVLAMA (Nemlendirme) Sergiden toplanan nohutlar döner tavlama makinalarında 1 kilogram birim ağırlığında su emecek şekilde nemlendirilir 

6-) KABUK SOYMA(NOHUTUN KABUĞUNBDAN AYRILMASI)  Bir gün önceden tavlanan nohutlar tava üzerinde Maslak yardımı ile kabuğundan ayrılır

TAVA: 180 ile 200 kilogram ağırlığında bakırdan imal edilen üzerinde yivleri bulunan ortası çukur kenarlarına doğru kavisli bir biçimde şekillenen üretim malzemesidir

MAFLAK: Sel ve ağacından yapılan ve tava üzerinde leblebinin çevrilmesini sağlayan ısıdan çatlamasını sağlar 1960-1970 yıllarından beri 42 45 santimetre çapında olur

1 KİLE:  3,7 - 7 kg miktarda tava üzerinde, 200-300 derece ile 5 dakika kavrulur ve artık sarı leblebi halini alır.

Leblebiciliğin tarihçesi

1940 yıllarında leblebicilik, leblebiciler çerezciler lakabı ile anılan ve bu yöreye göç eden bir aile tarafından hiçbir teknoloji kullanılmadan insan gücüyle bakır tava üzerinde iki defa ısınmış, dinlendirilmiş nohudun, keçe ile sürtülerek kabuk soyma işlemi gerçekleştirilmesinin ardından, leblebi haline getirilmiş oluyordu. Bu dönemde leblebi imalatı ile nazarında yemeklik diye tabir olunan, bir kaç kilodan ibaret olup hem soğuk kış gecelerinin eğlenceliği hem de bir takas ibaresi olmuştur.

1940'lı yıllar ile 1960'lı yıllar arasında, bir geçiş dönemi yaşayan bu zanaat, ilk olarak 1960'lı yılların sonunda yöreye göç eden Leblebici RASİM usta tarafından kurulan leblebi imalathanesinde bir çok kişiye bu mesleği öğreterek günümüze taşınmasına katkı sağlamıştır.

Bu dönemde teknolojinin imkanları kullanılmaya başlanmış, meslekten ziyade yoğun uğraşlı bir zanaat haline gelmiş ve aile işletmesi şekline dönüşmüştür. Serinhisar'da leblebicilik aile işletmeciliğinden çıkıp Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Küçük Sanayi olarak tespit ettiği bir Gıda Sanayi kolu olmuştur günümüzde 22000 nüfuslu İlçe nin yüzde altmışı bu gıda sanayinden gelir elde etmektedir. Leblebi imalatının modernizasyonu düşüncesi ile yapımı başlanan SS Serinhisar leblebi imalatçıları Küçük Sanayi Sitesi tamamlanmıştır. 337 bin metrekarelik fiziki ortamın tamamlanmasının ardından Türkiye ile sınırlı kalmayan ve şu anda mevcut bir dış pazara sahip olan leblebicilik'te Serinhisar söz sahibi olmaktan öte, başlı başına bir ekonomi yöresi haline gelecektir kaynakları ile Türkiye'deki ve dış pazardaki leblebi ana kaynaklı ve diğer çeşitleri ile bu pazarın mevcut ihtiyacının %53'ünü karşılamaktadır.

Urgancılık

1920 yılından önceleri, Kızılhisar'da kendir sapından yapılan ve ip urganlar getirilip satılıyordu.

Bu durum Tire'li Mustafa Bey isimli minnettar şahsın dikkatini çekmiş ve Kızılhisar'da üretim yeri olduğunu tespit etmiş.

Böylece 1920 yılında Kızılhisar a gelen Mustafa Bey urgancılık sanatını zamanla halka öğretmiştir.

Büyük bir geçim kaynağı ve Ticaret kaynağı olan urgancılık Kızılhisar halkı tarafından benimsenmiş için organ ticareti yapılmaya başlanılmıştır küçük kız çocukları tarafından dahi bükülebilen iyilik girilip Urgan bundan sonra civar pazarında Kızılhisar organı olarak tanınmıştır aynı zamanda urgancılık ın Kızılhisar ekonomisine kattığı değerler de çok fazladır.